Sizin hayalleriniz..,Bizim işimiz. Pardus... Özgürlük İçin...
Hosgeldiniz! e-posta: shabidyn@yahoo.com
Milliyet Yorumlar Hürriyet Yorumlar Site Hakkında

SON MAKALELER

(18-Aralık-2007)Shabidyn

DÜŞÜNCELERİMİZİ BULANDIRAN YANLIŞ ÖNERMELERE DOĞRU YANITLAR-2


Günümüz Türkiye’sinde kullanılan ve düşünce şekillerimizi etkileyen pek çok yanlış kalıp mevcut. Gerek eğitim sistemimizin yetersizliği neticesinde, gerekse yönlendirilmiş yalaka medyanın bazı paravan köşe yazarlarının yalan yanlış yazıları, TV programları halkımızın özellikle de gençlerin beyinlerini yıkıyor. Kullanılan kalıpları: yanlış önermeler, yanlış sorular ve yanlış söylemler olarak niteleyebiliriz. Bu yazıda yanlış önermelerin doğruları verilecektir. Konuyu ele alırken Emre Kongar’ın “Tarihimizle Yüzleşmek” kitabından (kendisinin özel izniyle) alıntılar yapıldı. Mevzu hata kaldırmayacağı için bir uzmanın görüşünü almak gerçekten önemli hale geliyor. Bu maddeleri ezberlemek de fayda var, bunları okuduktan sonra daha net düşündüğümü hissettim, daha önceki yazımda 9 maddeyi vermiştim şimdi geri kalan maddeleri sizlerin istifadenize sunmaya devam ediyorum,

Yanlış önerme-10: 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 1971 müdahalesi, 12 Eylül 1980 darbesi, 28 Şubat 1997 müdahalesi aynıdır.

Doğrusu: 27 Mayıs darbesi, 1961 Anayasası'nın kabulü ile Türkiye'ye demokrasi, insan hakları ve Sosyal Refah Devleti alanlarında çağ atlatmıştır. 12 Mart bu gelişmelerden geriye dönüşü, 12 Eylül ise tam bir Soğuk Savaş darbesi olarak baskıcı bir devletin kuruluşunu vurgular. 28 Şubat, Soğuk Savaş’ın bittiğini belirtip anti-komünizmin sona erdiğini vurgulayarak şeriatın önünü kesmiş, demokrasinin önünü açmıştır.

* * *

Yanlış önerme-11: İslam dini demokrasiye uygun değildir; insan hem demokrat hem Müslüman olamaz.

Doğrusu: Bütün dinler, dünyaya nizam vermek istediklerinden, ülkelerin siyasal sistemlerini de belirlemişlerdir; bütün semavi dinler egemenlik kaynağı olarak kullanılmışlardır. Aydınlanma, Endüstri Devrimi ve demokrasinin gelişmesiyle birlikte Hıristiyanlık, demokratik siyasal sisteme uyum sağlamış, siyasal meşruiyetin kaynağı olmaktan çıkıp birey ile Allah'ın arasındaki bağın aracı haline dönüşmüştür. Osmanlı'nın geri kalmış, olmasından kaynaklanan bir biçimde, İslam bu değişmeyi ancak Türkiye Cumhuriyeti bağlamında yaşamış, öteki ülkeler demokrasiye geçememişlerdir. İnsan, tabii ki hem Müslüman hem de demokrat olabilir.

* * *

Yanlış önerme-12: Ulus devlet ölmüştür; bugün Türkiye'nin ulusal çıkarlarını savunmak olanaklı değildir.

Doğrusu: Küreselleşme olgusu, ulus devlet kavramını laik ve demokratik devlet bağlamında değiştirmektedir ama ulus devlet ne ölmüştür, ne de ölmektedir. Tam tersine, ulus devlet kavramı, temel insan hak ve özgürlükleri bağlamında kendini yenileyerek ve daha da güçlenerek devam edecek gibi görünmektedir. Sovyetler Birliği'nin çöküşünü "tarihin sonu" yani kapitalizmin nihai zaferi olarak ilan eden ve bugünkü Bush iktidarına yakın olan Amerikalı düşünür Francis Fukuyama bile son kitabında (Devlet İnşası) bu tezi savunmaktadır. Yunanistan'ın, Ermenistan'ın, Suriye'nin ulusal çıkarlarının Türkiye'ye karşı gündemde olduğu bir coğrafyada, Almanya'nın, Fransa'nın kendi ulusal (azınlık) sorunlarına AB'yi karıştırmadığı bir Avrupa'da, ABD'nin, kendi ulusal çıkarları adına, "önleyici müdahale" doktriniyle dünyaya nizam vermeye çalıştığı bir ortamda tabii ki Türkiye'nin ulusal çıkarları savunulabilir ve savunulmalıdır.

* * *

Yanlış önerme-13: Lozan bir zafer değil bir yenilgidir, tarihteki en büyük toprak kaybını onaylayan antlaşmadır.

Doğrusu: Savaşta yenilen Osmanlı imparatorluğu'nu tasfiye eden antlaşma Sevr'dir. Lozan ise yenilmiş, işgal edilmiş, yok edilmiş bir imparatorluktan yepyeni bir devlet kuran bir antlaşmadır; toprak açısından karşılaştırılacaksa, Sevr ile Osmanlı'ya bırakılan Konya ve çevresindeki topraklarla karşılaştırılmalıdır. Ayrıca unutulmamalıdır ki, Sevr, tarihin normal akışının sonucu, Lozan ise tarihin akışını değiştiren bir antlaşmadır.

* * *

Yanlış önerme-14: Mustafa Kemal Atatürk'ü Anadolu'ya Kurtuluş Savaşı yapması için Vahdettin yolladı.

Doğrusu: Mustafa Kemal'i Anadolu'ya Padişah Vahdettin yolladı ama Kurtuluş Savaşı yapması için değil, tam tersine İngilizlerin notası üzerine, oralarda başlayan direniş hareketlerini durdurması için.

* * *

Yanlış önerme-15: Laiklik dinsizliktir.

Doğrusu: Laiklik, devletin bütün inançları korumasını öngördüğü için, dinsizlik değil, tam tersine din ve mezhep koruyuculuğudur. Laikliği dinsizlik olarak niteleyenler, devleti din esaslarına oturtmak isteyen, bu nedenle de laikliği düşman görenlerdir.

* * *

Yanlış önerme-16: Laiklik de din gibi bir inanç sistemidir.

Doğrusu: Laiklik bir inanç sistemi değildir, bir ilkedir; bir dinin ya da bir mezhebin yerine geçemez, tam tersine, aynen demokrasi gibi bütün dinler ve mezheplerle birlikte yaşayabilir. Laikliği bir inanç sistemi olarak niteleyenler, yine laik ve demokratik rejime karşı din devleti düzenini kurmak isteyen, bu nedenle de laikliğe düşman olan çevrelerdir.

* * *

Yanlış önerme-17: Türkiye'de Sünni Müslümanların bile din özgürlükleri tam anlamıyla yoktur.

Doğrusu: Sünni Müslüman vatandaşlarımızın ibadet özgürlükleri hem tam anlamıyla vardır, hem de Diyanet işleri Başkanlığı'na Sünni Hanefi görüş egemen olduğu için Sünni Müslümanları da, öteki İslam mezheplerini de yönlendirme eğilimi gösterirler.

Esenlikler dilerim.

ÖNCEKİ MAKALELER

SEÇME YAZILAR

TEKNOLOJİ

TAVSİYE SİTELER

Merak ettiğiniz sorgulamalar... En kapsamli Beşiktaş yaşam ve firma rehberi, 2008... İlk Kurşun İzmir'de Ocak 2006'dan beri aylık yayımlanan Atatürkçü gazetedir